Ana içeriğe atla

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

       
     
         Haber: Ahmet Şimşek
       Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.
      Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen bu alışverişte elek karşılığında horoz, tavuk, veya satıcının işine yarayacak, malzemelerle takas ederlerdi.  Günümüzde hala bu mesleği sürdürenler var. Bu mesleğin geliri az olsa da meslek edindiğinden vaz geçilmiyor.  
    Bizim köylere gelirlerdi önceden. Çadır açıp üç beş ay kalırlardı baya bir kalabalıklardı. Çoluk çocuk, akraba halinde gelir çadır kurarlardı. Çok zor bir meslek, lakin çok alıcısı yok sonra kışa doğru giderlerdi Çocukluğumda o işi yapanların hali böyleydi. Akşam olunca zaanatkarlar elek işini bırakır zaman eğlence zamanıdır. Cümbüsü, darbukayı eline alır, klarnerçi abiler darbukayı cümbüşü çalar türküler söylerdi. meşk edilirdi. Köylülerde onlara eşlik ederdi. Müziğin ritmine kapılan efkarlı gençler türküler söylerdi.
     Bu mesleği, bu kültürü hala yaşatan  insanlarımız var. Bu meslek zamana karşı direniyor. Bu insanlara destek olmak için alışveriş yapmak gerekiyor. Gerçi bizim nesil  bayanlarımız un ve hamur işini severek yapıp ailesine börekler, çörekler, yufkalar, cimçaşı ve mantılar yapıp etrafına ikram ederler.
 Kültürel Haberler - 2026
        

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ANKARA' DA 10 KASIMA TAŞOVA DAMGASI

         Haber : Ahmet ŞİMŞEK     10 Kasım Töreni yurdun her köşesinde yapıldı. 09.05 geçe çalan sirenlerin ve İstiklal marşının okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.       Ankara' da Özel Bilişim Kolejinde öğretmenlik yapan İlçemiz Arpaderesi köyünden Hüseyin Şimşek öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinde katılımı ile kalabalık bir ekiple Atatürk' ün ölüm yıldönümünde Duygusal müzikler eşliğinde, Zeybek gösterisi yaptı.   Bağımsızlığın timsali Türkler, Ülkemizin zor günlerini geride bırakarak Ülkesine Türk bayrağını dalgalandıran, yeniden ülkesini hem ekonomik, hem siyasal, hem tarım, hem de sanayi ve endüstriyel alanda ileri sevilere taşıyan Atatürk' ü sadece ölüm yıldönümünde yas ve üzüntü tarafını değil de, yiğitliğin ve mertliğin timsali yönünü öne çıkardı. Bu farklı boyuttaki gösteriye geniş bir katılım sağlandı. Dik duruşuın ve mertliğin, Türk milletini hiç bir gücün bertaraf edemeyeceği b...

TARİHİN DİLİNDEN Yerel Tarih (19. Asırda Taşova ve Çevresi)/ENVER SEYHAN

  Enver Seyhan Bazan dalar giderim. Uzunca gezer dolaşırım dünde. Özellikle aklımın erdiği 70’lerden başlayarak on senelik bir zamanda dolanır dururum. Bimafir şurada bimafir burada, dağda taşta tarlada, yaylada, şârde, ovada, bayırda, evde. Çağıl çağıl akan ırmaktan bacağımı dizime kadar sıvar geçerim. Oña buña gücerim… 1831 yılı Nüfus kayıtlarını okurken Dere Çiftlik -Dereköy köyünde Hebiçler boyuna rastladım. 2275 numaralı defterde yoklar. 2267 numaralı defterde kayda geçmişler. Demek ki göç halindeler. Yeni gelmişler bölgeye. On dokuzuncu asırda Zuday köyünde nüfus çok kalaba. Çevredeki bütün köylere göç veriyor. Ayrıca Sonusa kazası civarında 19’uncu asır başında yeni yeni kurulan köyler var: Oba, Mercimek, Çılkıdır, Mahallebükü gibi.