Ana içeriğe atla

Kayıtlar

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

                       Haber: Ahmet Şimşek        Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.       Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen b...

”Amasya Taşova’da Yerel Basın: Ali Rıza Günaydın’ın Gazetesi” (1)

  Türkiye Tarihi, HIST200 kodlu Ders Bitirme Ödevi, 5 kişilik bir Grup Çalışması Röportaj: Mehmet Yavuz ERGEN Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bilkent Üniversitesi Tarih bölümü bu projeyi onayladı, bitince Bilkent Üniversitesi’nin Resmi Kütüphanesinde yayınlanacak ve bir başkası kendi makalesinde atıf yapabilecek düzeyde bir kaynak olacak. TAŞOVA GEN. HABER SİTESİ EDİTÖRÜ AHMET GÜNAYDIN ile RÖPORTAJ: Başlangıç olarak  bize kendinizi tanıtabilir misin? Gazeteciliğe nerede? Ne zaman, nasıl başladın? 1958 yılında Taşova’da doğdum. Tabii bizim gazetecilik olayı rahmetli ağabeyim Ali Rıza Günaydın’ın 1971 yılı 27 Mart günü çıkarttığı gazete ile fiilen başladı. Yani resmen olmasa da. Tabii ben o zamanlar 13 -14 yaşlarındayım. Özellikle gazetenin dağıtım kısmında işte 25 kuruşa gazetenin satışını yapıyordum. Sonraki süreçte işte gençlik çağı diyebileceğimiz 16-17 yaşlarında spor haberleri ile ilgili Taşova çevresindeki işte Amasya’da, Erbaa’da, Ladik işte bunlar k...

”Amasya Taşova’da Yerel Basın: Ali Rıza Günaydın’ın Gazetesi” (2)

  Türkiye Tarihi, HIST200 kodlu Ders Bitirme Ödevi, 5 kişilik bir Grup Çalışması Röportaj: Mehmet Yavuz ERGEN Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bilkent Üniversitesi Tarih bölümü bu projeyi onayladı, bitince Bilkent Üniversitesi’nin Resmi Kütüphanesinde yayınlanacak ve bir başkası kendi makalesinde atıf yapabilecek düzeyde bir kaynak olacak. TAŞOVA GEN. HABER SİTESİ EDİTÖRÜ AHMET GÜNAYDIN ile RÖPORTAJ: (2) Evet. O zaman gene benzer bir konudan gideyim. Matbaanın kuruluşu sırasında Taşova sosyo-kültürel profili böyle yerel bir basımcılık faaliyetini taşıyabilecek ve destek destekleyebilecek yeterlilikte miydi? Tabii ki hayır. Yani o zamanki Taşova’yı düşünüyorum. 1970 sayımını baz alıyorum. O zaman ilçemizin nüfusu daha fazla ama gelişim ve eğitim düzeyi düşüktü. Köyleriyle birlikte 60 bine yakın nüfus vardı. (Şu an 30 bine düştü) Taşova’da o zaman gazete de, matbaa da bir ihtiyaçtı. Çünkü insanlarımız işte okuntu dediğimiz  yeni adıyla davetiye, duyuru bastır...

“DANİŞMENDNÂME” NEDİR? NİÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR?

   Danişmendnâme’yle ilgili düşüncelerimi kapsayan bir yazıyı bitirmek üzereyken birkaç gün önce yazı akışını değiştirmeme sebep olacak bir gelişme yaşandı. Bu gelişmenin mimarı, devletimizin değişik kademelerinde memurluk ve yöneticilik yaptıktan sonra 2006 yılında emekli olan Araştırmacı Yazar Murat Dursun Tosun'dan gelen bir telefondu. Murat Dursun Bey, İstanbul'da ikamet ediyor, yaz aylarını ise Alucra'da geçiriyor.  Kendisi arşiv okumaları yapmakta ve okuduğu çalışmaları bulduğu sponsorlar aracılığı ile sınırlı sayıda da olsa yayımlamaktadır. Yazarın son çalışmalarından olan Danişmendnâme (Danişmendliler Destanı) 2026 yılı Şubat ayında basıldı. Yazar, çalışmaları hangi yöre ile ilgiliyse o yörenin mülki amirliklerine, kütüphanelerine ve ilgili kişilerine birer nüshasını hediye olarak göndermektedir. Bu bağlamda Danişmendnâme’nin ana kahramanı olan Melik Ahmet Danişmend Gazi’nin türbesi Niksar’da bulunduğu ve destanın ana konusu Orta Anadolu’da geçtiği için bu eserin ...

KÖYLER Gelenekler, Adetler, Hatıralar (Enver Seyhan)

  Bu yazıyı yıllar önce yazdım. Aslı internet ortamında bir yerde, belki her yerde duruyor. Benim sosyal medya ağım Facebook. Türkçe adına “Yüz görümlüğü” dedim. Başka hesabım yok. Bunu da yavaş yavaş siliyorum. Bir gün inşallah, silme ve profili boşaltma işim de hayırlısıyla bitecek. Bomboş profil kalacak. Sonrasını gaybın sahibi bilir ancak! Taşova yöresinde, köyden köye benzer adetler vardır. Bütün bu adet, gelenek ve göreneklerin uygulama biçimlerinde fazla açığa çıkmayan farklılıklar bulunur. Hatta konuşma ağzında bile yerleşim birimleri arasında kelime yapısı, konuşma biçimi itibariyle fazla olmasa da bazı ayrı gayrı özellikler görülür.

FELENBEL NAHİYESİ Enver Seyhan

Cetvel, 15 ve 16’ıncı yüzyıla aittir. Alan-ı bayram adını taşıyan yerleşim yeri Şeyhli köyüdür. Sonraki cetvellerde ve okumalarda Bayramalanı olarak ismi geçiyor. Bağlı mehleler de dahil olmalıdır. Ahilü yerleşim yeri bugün Karamuk köyüne bağlıdır. Çanakçı yerleşim yeri zaman içinde boşalmış ve adı baki kalmış. Bugün tam köy yerinde Destek böğeti var. Kavakluca henüz yerinde duruyor; bir iki hane var. Buldiğim, yaylak olarak kullanılıyor. Ladik ilçesi Aktaş köyü yaylağıdır. Özmüş, ihtimal ki Tekelüze köyü mezrasıdır. Karsavul köyü olup da cetvelde Karlık köyünün olmamasına şaşırdım. 1575 yılı sayımını göremiyorum; orada Karlık köyünün adının geçtiğini sanıyorum. Eğer 178 numaralı deftere ulaşırsam bakıp inceledikten sonra düzeltme yaparım. 1530 yılında Frenkhisarı nahiye bölgesiydi. Karkın köyünü, 1831 tarihli nüfus defterinden okuduğumu sanıyorum. Göl köyü var; bugün Erbaa ilçesine bağlı ve adı Gölönü. Tatlıcak köyü de Turhal ilçesine bağlı.