Ana içeriğe atla

1872’de Erbaa Amasya’ya bağlıydı, SALNAMELERDE NAHİYE MÜDÜRLERİ / ENVER SEYHAN

 

Enver Seyhan 
Salname kısaca Yıllık demek. Sene boyunca olup biten hadiseleri topluca bir arada görmek amacıyla hazırlanan defter. Salname, ilk defa 1847 yılında Mustafa Reşit Paşa öncülüğünde çıkarıldı.
1872 yılında Erbaa kazası, Amasya’ya bağlandı. Elimdeki kayıtta, 1883 yılında Erbaa kazasının
7 nahiye ve 155 pare köyden oluştuğu yazıyor.
Nahiyeler ve Nahiye Müdürleri:
1880 yılında Nahiyeler ve Müdürler:
01-
Yerkozlu:
Nahiye müdürü: Kemal Bey
23 köy bağlı
02-
Karaağaç:
Nahiye müdürü: Abdurrahman Efendi.
20 köy bağlı
03-
Sepetli:
Nahiye müdürü: Abidin Ağa.
18 köy bağlı
04-
Sonusa:
Nahiye müdürü: Ahmet Ağa.
17 köy bağlı
05-
Hayati:
Nahiye müdürü: Mehmet Ağa.
18 köy bağlı
06-
Ziğdi:
Nahiye müdürü: Abdülaziz Efendi.
12 köy bağlı.
Bu cetvelde galiba Erek kazasına bağlı köyler yok.
Önceki bir yazımda veya birkaç yazımda “Ağa” kelimesi ve görevi hakkında bilgi vermiştim. Bilinen “Ağa” tanımlamasından ziyade, “taşra idarecisi” anlamına geliyordu. Devlet tarafından atanıyordu. Fakat, zaman insanları makamın gücünü kullanmaya sevk edebilir. Bu ise daima olumsuz bir düşünce olarak bir kıyıda bekler.
1882 yılında Nahiyeler ve Müdürler:
01-
Yerkozlu – Memiş Ağa.
02-
Sepetli – Abidin Ağa.
03-
Sonusa – Ahmet Ağa.
04-
Hayati – Salih Ağa.
05-
Ziğdi – Abdülaziz Efendi.

06-

Fidi – Abdülkadir Efendi.
07-
Ayan – Mehmet Ağa.
Bu cetvelde de Erek kazasına bağlı köyler yok.
Taşra idarecileri genelde, bölge halkı arasından seçiliyordu.
1889 / 1890 yılında Nahiyeler ve Bağlı Köyler:
01-
Erek – İrek: 39 köy
02-
Karaağaç: 28 köy
03-
Sepetli: 19 köy
04-
Sonusa: 16 köy
05-
Alahtiyan: 17
06-
Ziğdi: 13
07-
Dereli: 23
Toplam : 155 köy
Enver Seyhan
23 Şubat 2025
– – –
Teşekkür:
-GOP Üni. Sosyal Bilimler Enstitüsü.
-İstanbul Üni. Sosyal Bilimler Enstitüsü. E.M.Erçin.
Örnek:
-Salname-i Devlet-i Aliye-i Osmaniye.
Sene: H. 1318
(1318 – 40 + 622 = 1900 M.)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

                       Haber: Ahmet Şimşek        Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.       Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen b...

ANKARA' DA 10 KASIMA TAŞOVA DAMGASI

         Haber : Ahmet ŞİMŞEK     10 Kasım Töreni yurdun her köşesinde yapıldı. 09.05 geçe çalan sirenlerin ve İstiklal marşının okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.       Ankara' da Özel Bilişim Kolejinde öğretmenlik yapan İlçemiz Arpaderesi köyünden Hüseyin Şimşek öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinde katılımı ile kalabalık bir ekiple Atatürk' ün ölüm yıldönümünde Duygusal müzikler eşliğinde, Zeybek gösterisi yaptı.   Bağımsızlığın timsali Türkler, Ülkemizin zor günlerini geride bırakarak Ülkesine Türk bayrağını dalgalandıran, yeniden ülkesini hem ekonomik, hem siyasal, hem tarım, hem de sanayi ve endüstriyel alanda ileri sevilere taşıyan Atatürk' ü sadece ölüm yıldönümünde yas ve üzüntü tarafını değil de, yiğitliğin ve mertliğin timsali yönünü öne çıkardı. Bu farklı boyuttaki gösteriye geniş bir katılım sağlandı. Dik duruşuın ve mertliğin, Türk milletini hiç bir gücün bertaraf edemeyeceği b...

TARİHİN DİLİNDEN Yerel Tarih (19. Asırda Taşova ve Çevresi)/ENVER SEYHAN

  Enver Seyhan Bazan dalar giderim. Uzunca gezer dolaşırım dünde. Özellikle aklımın erdiği 70’lerden başlayarak on senelik bir zamanda dolanır dururum. Bimafir şurada bimafir burada, dağda taşta tarlada, yaylada, şârde, ovada, bayırda, evde. Çağıl çağıl akan ırmaktan bacağımı dizime kadar sıvar geçerim. Oña buña gücerim… 1831 yılı Nüfus kayıtlarını okurken Dere Çiftlik -Dereköy köyünde Hebiçler boyuna rastladım. 2275 numaralı defterde yoklar. 2267 numaralı defterde kayda geçmişler. Demek ki göç halindeler. Yeni gelmişler bölgeye. On dokuzuncu asırda Zuday köyünde nüfus çok kalaba. Çevredeki bütün köylere göç veriyor. Ayrıca Sonusa kazası civarında 19’uncu asır başında yeni yeni kurulan köyler var: Oba, Mercimek, Çılkıdır, Mahallebükü gibi.