Ana içeriğe atla

DERELİ KÖYÜ (Kasımoğlu Sülalesi)/ENVER SEYHAN

 


Enver Seyhan

Temas kuran A. Erdağ Kasımoğlu sülalesinin nereden geldiğini ve hangi tarihte Dereli köyüne yerleştiğini bilmek istiyor. Bu konuda ha deyince “şuradan gelmişler” diyebilmek mümkün değil. Sülalenin nereden geldiğini ve Dereli köyüne ne zaman yerleştiğini esas sülale büyüklerine sormak lazım. Onlar daha iyi bilecekler. 1831 yılı Nüfus Defteri’nde kayıtlı olduklarına göre, iki yüz küsur seneden beri Dereli köyünde yerleşik olduklarını söylemek mümkün görünüyor.
1831 yılına ait Nüfus defterinde Dereli köyünün tahrir edilen ilk hanesi Kasımoğlu boyu olup nüfus kayıtları şu şekildedir:
A-Dede ve baba:
-Kasım oğlu Mehmet. Yaş: 60
Doğum tarihi: 1771
-Dede: Kasım.
Doğum tarihi: 1750
B-Çocuklar:
-Büyük oğlu Süleyman. Yaş: 33
Sabi oğlu Mehmet 11 yaşında.
Normal şartlarda 70 yaşına kadar ömür sürdü ise Süleyman 1870 yılında hayatta olması gerekir. Oğlu Mehmet ise yine normal şartlarda 1890 yılına kadar yaşamış olmalıdır. Askerlik ve salgın ve hastalık nedeniyle başa gelebilecek olumsuz hadiseler haricinde olmak üzere, hayatın normal akışı dahilinde açıklama yapılmıştır. Süleyman için diğer nüfus defterinde “çalık” ifadesi geçiyor. “Orta boylu kara sakallı çalık Süleyman.”
-Diğer oğlu Kasım. Yaş: 30
Şahsın adı 1845 yılında hazırlanan Temettuat defterinde hane reisi olarak geçmektedir. Aşağıdaki satırlarda gelir kayıtları ele alınacaktır. Vasfına gelince: “Orta boylu sarı sakallı Kasım.” Belli ki dedesinin adını vermişler. Bir ayrıntı: Nüfus defterinin ikinci nüshasında adı geçen 11 yaşındaki Mehmet Süleyman’ın değil de Kasım’ın oğlu olarak kayıt edilmiştir.
-Diğer oğlu Veli. Yaş: 28
Sabi oğlu Mehmet 1 yaşında. Sabinin adı Mahmut olup da Mehmet olarak yazılma ihtimali de bulunuyor. Diğer defterde yazılı vasfına gelince: “Kısa boylu kumral sakallı Veli. Baba adı: Mehmet.”
-Diğer oğlu Ali. Yaş: 23 (m)
Vasfına gelince:
“Orta boylu az kumral bıyıklı Ali.
Baba adı: Mehmet.”
-Diğer oğlu Asakir-i Mansuriye’den Halil.
Baba adı: Mehmet. 1838 yılında köy imamı. Aynı kişi ise eğer askerden sonra köyde imam olarak vazife gördüğünü söylemek mümkün. “Orta boylu kumral sakallı olup imam olduğu tarihte yaşı: 33”
İhtimal ki sülalede Kasım, Ali, Veli, Süleyman, Mehmet ve Halil isimleri geçmişten beri tekrar ederek geliyor. Okumalarda çoğu boyun ad koymada bu adeti tekrarladığını müşahade ettim.
Tahmini olarak sondan geriye doğru silsile:
-Ahmet
-Fikret
-Ahmet
-Hacı
-Hacı Mahmut
-Kasım (Süleyman, Ali, Veli veya Halil)
-Mehmet (Doğum: 1771)
-Kasım (Doğum: 1750)
Bilgilerin birbirini tamamlaması için 1838 yılı Nüfus defteriyle eşleşmesinde fayda var.
1844/1845 yılı Temettuat Defteri’nde ailenin hane numarası 19 olup ismi geçen iki kardeş dışında başka sülale üyelerinden kayıt ve bilgi bulunmuyor.
Temettuat Defteri:
Hane no:19
Sıra no. :19
Karye-i mezbur sakinlerinden Kasımoğlu Kasım ve kardeşi Halil’in emlâki ve arazi ve hayvanat ve temettüatı:
Arazi:
-Ekilen arazi: 18 dönüm.
-Nadasa bırakılan arazi: 20 dönüm.
-Bağ: 2 dönüm.
-Kendir tarlası: 1 dönüm.
-Tütün: 1 dönüm.
Hayvan:
-Koşu manda: 2 baş olup 40 kuruş.
-Sağman manda: 2 baş olup 80 kuruş.
-Kısır manda: 1 baş.
-2 baş yaşar dişi balak.
-Koşu öküzü: 2 baş 30 kuruş.
-Sağman inek: 2 baş 40 kuruş.
-2 baş yaşar tosun.
-Döllü merkep: 1 adet 15 kuruş.
Toplam temettuat ve tahakkuk eden vergiler konusunda defterdeki bilgileri buraya aktarmadım. Okumalarda gördüğüm odur ki genel olarak bölgede halkın gelir düzeyi ortalamanın altında gibi! Defterde toplam hane sayısı ise 30.
Dereli köyü 1889 yılında nahiye vasfına kavuşmuştur. 1900/1901 yıllarında da Dereli köyü nahiye sıfatını taşımaktadır. Elimdeki cetvelde yer almasa da 1902 yılında nahiye statüsü Pelitli Tekke köyüne verilmiştir. Nahiyeye bağlı köy sayısı 23.
24 Haziran 2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

                       Haber: Ahmet Şimşek        Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.       Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen b...

ANKARA' DA 10 KASIMA TAŞOVA DAMGASI

         Haber : Ahmet ŞİMŞEK     10 Kasım Töreni yurdun her köşesinde yapıldı. 09.05 geçe çalan sirenlerin ve İstiklal marşının okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.       Ankara' da Özel Bilişim Kolejinde öğretmenlik yapan İlçemiz Arpaderesi köyünden Hüseyin Şimşek öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinde katılımı ile kalabalık bir ekiple Atatürk' ün ölüm yıldönümünde Duygusal müzikler eşliğinde, Zeybek gösterisi yaptı.   Bağımsızlığın timsali Türkler, Ülkemizin zor günlerini geride bırakarak Ülkesine Türk bayrağını dalgalandıran, yeniden ülkesini hem ekonomik, hem siyasal, hem tarım, hem de sanayi ve endüstriyel alanda ileri sevilere taşıyan Atatürk' ü sadece ölüm yıldönümünde yas ve üzüntü tarafını değil de, yiğitliğin ve mertliğin timsali yönünü öne çıkardı. Bu farklı boyuttaki gösteriye geniş bir katılım sağlandı. Dik duruşuın ve mertliğin, Türk milletini hiç bir gücün bertaraf edemeyeceği b...

TARİHİN DİLİNDEN Yerel Tarih (19. Asırda Taşova ve Çevresi)/ENVER SEYHAN

  Enver Seyhan Bazan dalar giderim. Uzunca gezer dolaşırım dünde. Özellikle aklımın erdiği 70’lerden başlayarak on senelik bir zamanda dolanır dururum. Bimafir şurada bimafir burada, dağda taşta tarlada, yaylada, şârde, ovada, bayırda, evde. Çağıl çağıl akan ırmaktan bacağımı dizime kadar sıvar geçerim. Oña buña gücerim… 1831 yılı Nüfus kayıtlarını okurken Dere Çiftlik -Dereköy köyünde Hebiçler boyuna rastladım. 2275 numaralı defterde yoklar. 2267 numaralı defterde kayda geçmişler. Demek ki göç halindeler. Yeni gelmişler bölgeye. On dokuzuncu asırda Zuday köyünde nüfus çok kalaba. Çevredeki bütün köylere göç veriyor. Ayrıca Sonusa kazası civarında 19’uncu asır başında yeni yeni kurulan köyler var: Oba, Mercimek, Çılkıdır, Mahallebükü gibi.