Ana içeriğe atla

1944’de TAŞOVA’YA BAĞLIYDI, TEKRAR ERBAA’NIN KÖYÜ OLDU/ ENVER SEYHAN

 


Enver Seyhan

1944 yılı ilçemizin kuruluşunda Taşova’ya bağlı Fidi (Akça) köyü daha sonra tekrar Erbaa’ya bağlanmıştır.
KARYE-İ FİDİ AKÇA KÖYÜ
150 : Pida / Pidis
1530 : Fidi
1928 : Fidi
Nüfus Defteri
Sene: 1831
Defter numarası: 02275
Sayfa numarası: 249
Sayfa numaralama: 188
Fidi köyünün tarihte hep var olduğu gibi bir his doğdu içime. Bir his bu. Yanılmam her daim mümkün.
Selçuklu döneminden beri önemli bir tarihi ve ahşap mimari yapı olma özelliğini koruyan Silahtar Ömer Paşa Camii bölge için de Fidi köyü için de geçmişten bir ayna. Ahşap mimariye örnek bir ayna. Çalışma alanı mimarlık olanlar için de kayda değer bir timsal.
Ayrıca Akça köyü kabristanını süsleyen Sakızlık ağaçlarından söz etmeden geçmek olmaz. Bölgenin çeşitli yerlerinde, seçtiği mevkilerde tabii ortamında yetişen Sakızlık ağaçları tarihten geçmişten gelecekten gelenekten töreden konuşuyorlar ama…
Galiba henüz dilini anlayan yok!
FİDİ KÖYÜ SÜLALE İSİMLERİ
1- -Sabık Müftü Ömer oğlu Mustafa Efendi.-Gulamı Sakızlı Abdullah oğlu sabi Hurşit.
Yaş: 13 -Kardeşi Ömer oğlu orta boylu az kara bıyıklı Osman. Yaş: 22 (m)(Sabi oğlu Osman. Yaş: 2)
2- Hafız Ağaoğlu: Osman oğ. Hüseyin. Yaş: 20 (m) Kardeşi Osman oğ. Hasan. Yaş: 17 (m)
3-Tütüncüoğlu: -Halil oğlu İbrahim. Yaş: 20 (m) (Yaş: 30)
(Sabi oğlu İbrahim 4 yaşında ve Üvey oğlu Osman oğlu sabi Ömer. Yaş: 10
4-Tütüncüoğlu: Mehmet oğlu Hasan. Yaş: 24 (m)(Sabi yetim kardeşi Hüseyin. Yaş: 11
5-Tütüncüoğlu: -Ömer oğlu Osman. Yaş: 16 (m)
6-Karacukoğlu / Karaçukaoğlu / Karacaoğlu:-Osman oğlu aciz / müşkül Ebubekir. Yaş: 55
(H.1246 veya 1247 gibi. Fevt işareti var.) -Büyük oğlu Osman. Yaş: 25 (m)-Diğer oğlu Salih. Yaş: 14 (m) -Diğer oğlu Asakir-i Mansuriye’den Mehmet. (İstanbul’da.)
7-Sirkecioğlu: -Hasan oğlu sabi yetim Ahmet. Yaş: 12
8- Kirazoğlu: -Mehmet oğlu Salih. Yaş: 25 (H. 1247 yılı gibi fevt sanki…?)
9-Türkmanoğlu / Türkmenoğlu: Ali oğlu Yusuf. Yaş: 33 (Sabi oğlu Ömer 2 yaşında.)
-Kardeşi Ali oğlu Mehmet. Yaş: 38 (Sabi çocukları: Hüseyin 11 ve Mustafa 2 ve
Ali 13 yaşında.)
10- Gıcıkoğlu: (?) Mustafa oğlu Emin. Yaş: 45
11- Peyniroğlu: (?)-Hüseyin oğlu ihtiyar Hasan. Yaş: 60-Oğlu Âyan kolcularından Hasan. Yaş: 30 (Sabi çocukları: Mustafa 4 ve Hüseyin 3 yaşında.)
12- Peyniroğlu: (?) -Veli oğlu Ali. Yaş: 28 (m) -Kardeşi Veli oğlu İbrahim. Yaş: 22 (m)
(Başka birkaç şekilde okunsa da ” Peyniroğlu” olarak okudum. Dilime böyle uygun düştü.)
13-Peyniroğlu: Halil oğlu Mehmet. Yaş:35
14-Hacı Mehmetoğlu:-Mustafa oğlu Osman. Yaş: 50 -Kardeşi Mustafa oğlu İbrahim. Yaş: 35
(Sabi çocukları: Mustafa 5 ve Ali 3 yaşında.)
15- Seferoğlu: -Ebubekir bin Ali. Yaş: 65 -Oğlu Ali bin Ebubekir. Yaş: 45
16- Tekyenişinoğlu: -Ali oğlu sakat Hasan. Yaş: 58 -Oğlu Abdülkadir. Yaş: 25 (m)
17- Meletli hizmetkârı Veli oğlu Abdullah. Yaş: 26 (2 aylık misafirdir. Tekke türbedârına hizmetkârdır.)
18-Paslıoğlu: -Mehmet bin Mehmet. Yaş: 55 -Büyük oğlu Mehmet oğlu kara sakallı uzun boylu Hüseyin. Yaş: 35 -Sabi oğlu Hasan. Yaş: 7
19- Kapusuzoğlu: -Uzun Hüseyin oğlu uzunca boylu kumral bıyıklı Hüseyin. Yaş: 24 (m)-Uzunca boylu ter bıyıklı Ali bin Hüseyin. Yaş: 21 (m) -Diğer oğlu Asakir-i Mansuriye’den Hasan. (H. 1248 veya 1249’da not düşmüşler. Galiba Hüseyin için.)
20- Kör Mehmetoğlu: -Mehmet oğlu İsmail. Yaş: 50 (Sabi oğlu Ömer 12 yaşında.)
21- Osmanoğlu: -Mıdık oğlu Ömer. Yaş: 60 -Osmanoğlu yetim sabi Numan oğlu Ömer. Yaş:12 -Karındaşı Mehmet Asakir-i Mansuriye’dendir. (Der Aliye’de.)
(Sanırım Ömer’in oğlunun adı Numan. Kayıt etmemişler. Vefat etmiş olmalı ki 12 yaşındaki torununa baba adı olarak Numan yazmışlar. Diğer torunu Mehmet İstanbul’da ordugâhta.)
22- Kara Ahmetoğlu: -Ahmet oğlu uzun boylu kara sakallı Abidin. Yaş: 30(Sabi oğlu Ali 5 yaşında.)
23- Seyyidoğlu: -Mehmet oğlu Ahmet. Yaş: 18 (m) Sabi kardeşleri: Mehmet 11 ve İbrahim 10 yaşındalar. -Kardeşi Mehmet oğlu Ömer. Yaş: 14 (m)
Hepsi bu kadar değil.
Daha da var.
Kalan kısmını en kısa sürede okuyacağımı umuyorum.
Enver Seyhan
16 Şubat 2025

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

                       Haber: Ahmet Şimşek        Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.       Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen b...

ANKARA' DA 10 KASIMA TAŞOVA DAMGASI

         Haber : Ahmet ŞİMŞEK     10 Kasım Töreni yurdun her köşesinde yapıldı. 09.05 geçe çalan sirenlerin ve İstiklal marşının okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.       Ankara' da Özel Bilişim Kolejinde öğretmenlik yapan İlçemiz Arpaderesi köyünden Hüseyin Şimşek öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinde katılımı ile kalabalık bir ekiple Atatürk' ün ölüm yıldönümünde Duygusal müzikler eşliğinde, Zeybek gösterisi yaptı.   Bağımsızlığın timsali Türkler, Ülkemizin zor günlerini geride bırakarak Ülkesine Türk bayrağını dalgalandıran, yeniden ülkesini hem ekonomik, hem siyasal, hem tarım, hem de sanayi ve endüstriyel alanda ileri sevilere taşıyan Atatürk' ü sadece ölüm yıldönümünde yas ve üzüntü tarafını değil de, yiğitliğin ve mertliğin timsali yönünü öne çıkardı. Bu farklı boyuttaki gösteriye geniş bir katılım sağlandı. Dik duruşuın ve mertliğin, Türk milletini hiç bir gücün bertaraf edemeyeceği b...

TARİHİN DİLİNDEN Yerel Tarih (19. Asırda Taşova ve Çevresi)/ENVER SEYHAN

  Enver Seyhan Bazan dalar giderim. Uzunca gezer dolaşırım dünde. Özellikle aklımın erdiği 70’lerden başlayarak on senelik bir zamanda dolanır dururum. Bimafir şurada bimafir burada, dağda taşta tarlada, yaylada, şârde, ovada, bayırda, evde. Çağıl çağıl akan ırmaktan bacağımı dizime kadar sıvar geçerim. Oña buña gücerim… 1831 yılı Nüfus kayıtlarını okurken Dere Çiftlik -Dereköy köyünde Hebiçler boyuna rastladım. 2275 numaralı defterde yoklar. 2267 numaralı defterde kayda geçmişler. Demek ki göç halindeler. Yeni gelmişler bölgeye. On dokuzuncu asırda Zuday köyünde nüfus çok kalaba. Çevredeki bütün köylere göç veriyor. Ayrıca Sonusa kazası civarında 19’uncu asır başında yeni yeni kurulan köyler var: Oba, Mercimek, Çılkıdır, Mahallebükü gibi.