Ana içeriğe atla

TAŞABAD NAHİYESİNE BAĞLI KÖYLERİN HANE SAYILARI/ENVER SEYHAN

 


Enver Seyhan 

Köy isimleri
Hane sayıları
Defter numaraları
1840 – 1845 yıllarında Taşabad Nahiyesi’ne bağlı olan köyler, 1944 yılından bu yana, adını tarihi Taşabad nahiyesinden alan “Taşova” ilçesine bağlandı. Bazı Taşabad nahiyesi köyleri ise, kendi istekleri ile veya konumları itibariyle Erbaa kazasına bağlandılar.
*
Türk Nüfusun Yaşadığı Köyler:
(1840 – 1845)
01- Bidevi =Esençay: 42 Hane. (13418)
02- Boladan =Kumluca: 23 Hane. (16076)
03- Devre: 7 Hane. (13426)
04- Yolaçan: 8 Hane. (14632)
05- Yornus =Çakırsu: 17 Hane. (14637)
06- Kadimköy=Güngörmüş: 5 Hane. (14627)
07- Kuşeyh=Şahinler: 45 Hane. (14641)
08- Koramo: 10 Hane. (14627)
(Koramu köyü Kalekale düzünde kurulu bir köydü. 1944 yılındaki kayıtta Taşova kazasının
mahallesi olarak kaydı var. Sonraki kayıtlarda yer almıyor.)
09- Kalekale=Dörtyol: 24 Hane. (14630)
10- Geydoğan: 32 Hane. (14639)
11- Darma =Ballıca: 35 Hane. (14662)
12- Dereli: 31 Hane. (13460)
13- Tekye =Tekke: 40 Hane. (13454)
14- Tasna=Yaylasaray: 40 Hane. (13433)
15- Kiranpa=Ekmakırı: 20 Hane. (14628)
16- Beleğü=Belevi: 62 Hane. (14633)
17- Yerkozlu: 42 Hane. (14634)
18- Yenidere: 4 Hane. (14627)
19- Y. Baraklı: 17 Hane. (14635)
20- A. Baraklı: 18 Hane. (14638)
*
Rum Nüfusun Yaşadığı Köyler:
(1840 – 1845)
01- Hacıbey: 10 Hane. (14643)
02- Dazı= Dazlı: 3 Hane. (14643)
03- Gelmüç: 1 Hane.
04- Örgün: 1 Hane.
05- Kurak Örgün: 1 Hane.
06- Kızöldüren: 2 Hane. (14643)
07- Herizdağ=Güvendik.
*
Erbaa Kazasına Bağlı Köyler:
(1840 – 1845)
01-Hacıbazar=Hacıpazar: 18 Hane. (13425)
02-Ahur= Tosunlar: 5 Hane. (13432)
03-Çalkara: 22 Hane. (13458)
04-Fidi = Akça: 41 Hane. (14626)
05-Evyaba: 31 Hane. (14629)
06-Tonu = Akkoç: 10 Hane. (14631)
07-Değirmenli: 90 Hane. (14636)
08-Tanoba: 56 Hane. (14640)
09-Karaağaç: 32 Hane. (14651)
“Son Teşkilat-ı Mülkiye’de Köylerimiz” adlı 1928 tarihli yapıtta, adı geçen Taşabad Nahiyesi köylerinin tamamına yer verilmiştir.
Erbaa Kazası kurulduktan sonra Karaağaç köyü Nahiye tayin edildi. 1927 gibi ise Bidevi köyüne Nahiye statüsü verildi. Değirmenli ve Tanoba, nüfus ve hane bakımından büyük köyler olmalarına rağmen, nahiye statüsü taşıdıkları yönünde bilgi kaydı bulunmuyor.
Erbaa Kazası 1872 yılında ilçe sıfatıyla evvela Amasya’ya bağlandı. 1892 yılında ise Tokat kazasına Liva / Sancak statüsü verilmesinin ardından, Zile ve Niksar’la birlikte Tokat vilayetine bağlandılar.
Defter kayıtlarında, değerli bilim insanı Sayın Necati Çavdar’ın çalışmasına itibar edildi. Erbaa ve Sonusa kazalarının geçmişine dönük çalışmalarından ötürü gıyabında kendisine selam ve saygılar sunarım. Bölge açısından, daha açık, geniş ve detaylı okumalara ve çalışmalara ihtiyaç olduğu göz ardı edilemez.
“Taşabad” anlam olarak bir yerleşim yeri olduğuna delalet etmez; sayılan köylerin bulunduğu bölgenin genel adıdır. “Nahiye” kelimesi; yön, taraf, çevre ve cihet manalarını ifade eder. Devlet tahrirlerinde, Taşâbad adı ve nahiyesi, Sonusa, Erek, Felanbil / Felenbel, Panbuközü, Ziğdi, Karakuş / Akkuş, Alahtiyan ve Frenkhisarı ile beraber geçer. Anılan bu nahiyeler, Sonusa kazasına tabi idiler. Osmanlı hakimiyetine geçtikten sonra Sonusa kazası, bölgenin idare merkezi oldu; ta ki 1850 yılına kadar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

                       Haber: Ahmet Şimşek        Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.       Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen b...

ANKARA' DA 10 KASIMA TAŞOVA DAMGASI

         Haber : Ahmet ŞİMŞEK     10 Kasım Töreni yurdun her köşesinde yapıldı. 09.05 geçe çalan sirenlerin ve İstiklal marşının okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.       Ankara' da Özel Bilişim Kolejinde öğretmenlik yapan İlçemiz Arpaderesi köyünden Hüseyin Şimşek öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinde katılımı ile kalabalık bir ekiple Atatürk' ün ölüm yıldönümünde Duygusal müzikler eşliğinde, Zeybek gösterisi yaptı.   Bağımsızlığın timsali Türkler, Ülkemizin zor günlerini geride bırakarak Ülkesine Türk bayrağını dalgalandıran, yeniden ülkesini hem ekonomik, hem siyasal, hem tarım, hem de sanayi ve endüstriyel alanda ileri sevilere taşıyan Atatürk' ü sadece ölüm yıldönümünde yas ve üzüntü tarafını değil de, yiğitliğin ve mertliğin timsali yönünü öne çıkardı. Bu farklı boyuttaki gösteriye geniş bir katılım sağlandı. Dik duruşuın ve mertliğin, Türk milletini hiç bir gücün bertaraf edemeyeceği b...

TARİHİN DİLİNDEN Yerel Tarih (19. Asırda Taşova ve Çevresi)/ENVER SEYHAN

  Enver Seyhan Bazan dalar giderim. Uzunca gezer dolaşırım dünde. Özellikle aklımın erdiği 70’lerden başlayarak on senelik bir zamanda dolanır dururum. Bimafir şurada bimafir burada, dağda taşta tarlada, yaylada, şârde, ovada, bayırda, evde. Çağıl çağıl akan ırmaktan bacağımı dizime kadar sıvar geçerim. Oña buña gücerim… 1831 yılı Nüfus kayıtlarını okurken Dere Çiftlik -Dereköy köyünde Hebiçler boyuna rastladım. 2275 numaralı defterde yoklar. 2267 numaralı defterde kayda geçmişler. Demek ki göç halindeler. Yeni gelmişler bölgeye. On dokuzuncu asırda Zuday köyünde nüfus çok kalaba. Çevredeki bütün köylere göç veriyor. Ayrıca Sonusa kazası civarında 19’uncu asır başında yeni yeni kurulan köyler var: Oba, Mercimek, Çılkıdır, Mahallebükü gibi.