Ana içeriğe atla

Rum Eyaleti Teşkilat Şeması, Amasya Sancağı, Trabzon Eyaleti/ENVER SEYHAN


(Osmanlı Devleti, Rumeli ve Anadolu eyaletleri dışında üçüncü bir eyalet kurdu. Bu eyalet Amasya’nın merkez olduğu Rum Eyaleti idi. Sene: 1413)
1413
Amasya
Sivas
Canik
Çorum
Doğu Karahisar
Tokat
1551
Bu seneden itibaren Sivas Vilayeti Rum Eyaleti’nin merkezi yapıldı.
Amasya
Sivas
Canik
Çorum
Divriği
Arapgir
Malatya
1568 – 1831
Amasya
Sivas
Canik
Çorum
Divriği
Arapgir
Bozok
*
Amasya Sancağı
1892
Bu sene içinde Erbaa kazası, padişah iradesi ile sancak statüsü kazanan Tokat Sancağı’na tabi oldu. Aynı zamanda Zile kazası da Tokat Sancağı’na bağlandı.
Amasya’nın Kazaları
1892
Amasya merkez
Merzifon
Köprü
Osmancık
Mecitözü
Gümüşhacıköy
Lâdik
Havza
Amasya Sancağı
Nahiyeler
1892
Amasya:
Hakala
Arslan
Oluz
Tuzsuz
Kızılkışlacık
Mahmatlar
Eymir
Zağala
Gerne
Buğa
Akviran
Ebemi
Merzifon:
Zoğu
Alıcık
Geli
Küşadiye
Gümüşhacıköy:
Kanlıçay
Emirler
Salur
Eslemez
Ahyarı
Burada Rum Eyaleti adına geçmişte yazdığım birkaç yazıda takılanlar oldu. Osmanlı idari düzeninde geçmişten beri gelen isimler aynen korundu. Başkaca bir isimle değiştirme veya düzeltme yapılmadı. İlk üç yüz sene içinde üçüncü sırada olmak üzere eyalet sıfatıyla Rum Eyaleti kuruldu. Daha sonraki yıllarda büyüyen ve genişleyen devletin eyalet sayısı arttı. Ayrıca ihtiyaca binaen bazı eyaletler içinden ikinci bir eyalet çıkarıldı.
Trabzon fethedildikten sonra önce Rum Eyaleti’ne bağlandı. Zaman içerisinde ayrılarak 1598 yılında Trabzon Eyaleti kuruldu.
Trabzon Eyaleti
Sancaklar:
Gümüşhane
Batum
Viçe
Canik
(Rum Eyaleti’nden ayrıldı.)
Gönye
Enver Seyhan
20.04.2025
Yorum 
Amasyadan Taşova
Araştırmalar için sağol hemşerim, bu tür hizmetlerin tarihe geçececek inşallah.
BeğenYanıtla227h

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

                       Haber: Ahmet Şimşek        Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.       Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen b...

ANKARA' DA 10 KASIMA TAŞOVA DAMGASI

         Haber : Ahmet ŞİMŞEK     10 Kasım Töreni yurdun her köşesinde yapıldı. 09.05 geçe çalan sirenlerin ve İstiklal marşının okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.       Ankara' da Özel Bilişim Kolejinde öğretmenlik yapan İlçemiz Arpaderesi köyünden Hüseyin Şimşek öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinde katılımı ile kalabalık bir ekiple Atatürk' ün ölüm yıldönümünde Duygusal müzikler eşliğinde, Zeybek gösterisi yaptı.   Bağımsızlığın timsali Türkler, Ülkemizin zor günlerini geride bırakarak Ülkesine Türk bayrağını dalgalandıran, yeniden ülkesini hem ekonomik, hem siyasal, hem tarım, hem de sanayi ve endüstriyel alanda ileri sevilere taşıyan Atatürk' ü sadece ölüm yıldönümünde yas ve üzüntü tarafını değil de, yiğitliğin ve mertliğin timsali yönünü öne çıkardı. Bu farklı boyuttaki gösteriye geniş bir katılım sağlandı. Dik duruşuın ve mertliğin, Türk milletini hiç bir gücün bertaraf edemeyeceği b...

TARİHİN DİLİNDEN Yerel Tarih (19. Asırda Taşova ve Çevresi)/ENVER SEYHAN

  Enver Seyhan Bazan dalar giderim. Uzunca gezer dolaşırım dünde. Özellikle aklımın erdiği 70’lerden başlayarak on senelik bir zamanda dolanır dururum. Bimafir şurada bimafir burada, dağda taşta tarlada, yaylada, şârde, ovada, bayırda, evde. Çağıl çağıl akan ırmaktan bacağımı dizime kadar sıvar geçerim. Oña buña gücerim… 1831 yılı Nüfus kayıtlarını okurken Dere Çiftlik -Dereköy köyünde Hebiçler boyuna rastladım. 2275 numaralı defterde yoklar. 2267 numaralı defterde kayda geçmişler. Demek ki göç halindeler. Yeni gelmişler bölgeye. On dokuzuncu asırda Zuday köyünde nüfus çok kalaba. Çevredeki bütün köylere göç veriyor. Ayrıca Sonusa kazası civarında 19’uncu asır başında yeni yeni kurulan köyler var: Oba, Mercimek, Çılkıdır, Mahallebükü gibi.