Ana içeriğe atla

TAŞOVA' DA BAMYECİLİK

 

      Taşova ve köylerinde özellikle Alpaslan Köyünde en çok üretimi yapılan ürün bamya idi. Alpaslan köyü meyvecilik üzerine ağırlık verince Bayrağı Çaydibi Köyü (Mahallesi) aldı.   Taşova' nın çoğu köyünde yetişen bamye özellikle Uluköy, Sepetli, Oba,  Arpaderesi, Destek, Andıran Milkbükü, Yolaçan köyleri ve Taşova merkezde bamye üreticiliğine devam edilmektedir. Bamye bir zamanlar çeyrek altınla yarışıyordu, şimdi ise çeyrek altının 1/5 i seyilerinde, yani 2.000 ile 2.400 TL arasında fiyatları değişiyor. Bu fiyatlar büyükşehirlere ve marketlere ulaşınca birden ikiye üçe katllanıyor.
      Biz dönelim bamyenin üretici kısmına. Ekim, Kasım gibi bamya yeri sürülür, herk edilir. Bahar da nisan gibi tarla yeniden sürülür. Kaz ayağı tırmık çekilir. yeri hazırlanır. Nisan sonu Mayıs başında ise ekilir. Hava durumuna göre şansı yaver giderde tarlanın yüzünü kapatırsa zararlı otlardan korumak için çapa yapılır. Gübre atılır, ikinci çapası yapılır. Haziran ayının sonuna doğru bamya tek tük açılmaya başlar. Açılırda çarşaf gibi tarlanın yüzü çiçek bahçesine döner. Eskiler derler "dışı seni yakar  içi beni yakar". Sabahın erken saatinde güneş ışıkları ile bamyalar toplanır. öğlene doğru eve getirilir. Uzun iğnelerle iplere dizilir. Bamya toplarken elleri delinir toplayanların. Ertesi günü çiçekleri bamye ile ayrılır, bamya çiçeği dökülür. Ağaç cereklere asılır.  Yaklaşık 1 ay gibi bir sürede kurutulur. Artık bamye satışa hazır hale gelmiştir. Şimdi sıra çok paralı müşteri bulmada. Bu kadar emek uykusuzluk, yorgunluk karşılığını alırsa sevinir bamyacıler. Eğer piyasa düşük, bamya para etmezse morelli bozulur, masrafını kurtarmaz. Bir daha seneye bamya ekmeyeğim der emekçiler. Ama duramazlar çünkü geçim kaynağı, ya bamya ekecesin, ya şeker pancarı, yada buğday arpa, mısır. sonuçta hepsinin sonu aynı kapıya çıkar. 
     Çifçilik zor iştir. Masrafı ve emeğini bir araya getirsek belki başa baş gelir gelir ile gider, hatta emeğinde cabası. İşin başka boyutu ta; bamya ve bamyacılık deyince adını duyuran Taşova bamyası Taaşova' lıları mutlu eder. çünkü para etmese de Bamyayı Taşova yetiştiriyordur. Adını bamya ile duyurmuştur ülkeye Taşovalı. 
         Seneye bol bereketli çifçilik olması dileğiyle, herkesin karnı tok, sırtı pek, sağlıklı şekilde yaşam sürülmesi dileğiyle. Bamya memleketinden selamlar.

    









    

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

                       Haber: Ahmet Şimşek        Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.       Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen b...

ANKARA' DA 10 KASIMA TAŞOVA DAMGASI

         Haber : Ahmet ŞİMŞEK     10 Kasım Töreni yurdun her köşesinde yapıldı. 09.05 geçe çalan sirenlerin ve İstiklal marşının okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.       Ankara' da Özel Bilişim Kolejinde öğretmenlik yapan İlçemiz Arpaderesi köyünden Hüseyin Şimşek öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinde katılımı ile kalabalık bir ekiple Atatürk' ün ölüm yıldönümünde Duygusal müzikler eşliğinde, Zeybek gösterisi yaptı.   Bağımsızlığın timsali Türkler, Ülkemizin zor günlerini geride bırakarak Ülkesine Türk bayrağını dalgalandıran, yeniden ülkesini hem ekonomik, hem siyasal, hem tarım, hem de sanayi ve endüstriyel alanda ileri sevilere taşıyan Atatürk' ü sadece ölüm yıldönümünde yas ve üzüntü tarafını değil de, yiğitliğin ve mertliğin timsali yönünü öne çıkardı. Bu farklı boyuttaki gösteriye geniş bir katılım sağlandı. Dik duruşuın ve mertliğin, Türk milletini hiç bir gücün bertaraf edemeyeceği b...

TARİHİN DİLİNDEN Yerel Tarih (19. Asırda Taşova ve Çevresi)/ENVER SEYHAN

  Enver Seyhan Bazan dalar giderim. Uzunca gezer dolaşırım dünde. Özellikle aklımın erdiği 70’lerden başlayarak on senelik bir zamanda dolanır dururum. Bimafir şurada bimafir burada, dağda taşta tarlada, yaylada, şârde, ovada, bayırda, evde. Çağıl çağıl akan ırmaktan bacağımı dizime kadar sıvar geçerim. Oña buña gücerim… 1831 yılı Nüfus kayıtlarını okurken Dere Çiftlik -Dereköy köyünde Hebiçler boyuna rastladım. 2275 numaralı defterde yoklar. 2267 numaralı defterde kayda geçmişler. Demek ki göç halindeler. Yeni gelmişler bölgeye. On dokuzuncu asırda Zuday köyünde nüfus çok kalaba. Çevredeki bütün köylere göç veriyor. Ayrıca Sonusa kazası civarında 19’uncu asır başında yeni yeni kurulan köyler var: Oba, Mercimek, Çılkıdır, Mahallebükü gibi.