Ana içeriğe atla

Prehistoria TAŞOVA ve ERBAA Horoztepe Eski Gümüşlük Mevkisi Kabayar Höyük…/ENVER SEYHAN

 


Enver Seyhan

Anadolu’da nabit bakırın ilk kullanıldığı tarih günümüzden yaklaşık 9 bin yıl öncesini kapsamaktadır. (Kaptan E.)

M.Ö. 2100 – 2300 yıllarını işaret eden
Horoztepe kalıntıları ve buluntuları tunç, altın ve gümüş üretimine kanıt teşkil eder durumdadır. (Kaptan E.)
O devirlerde burada ergitme ve dökümcülük konusunda çok ileri teknik kullanılmıştır. “Eski Gümüşlük Yeri” olarak halk arasında bilinen maden sahası bu anlamda örneklerine ulaşılmış bir yerdir. (Kaptan E.)
Eski Gümüşlük mevkisi, bugünkü Erbaa ilçesinin yaklaşık 35 km güney yönüne düşmektedir. Kozlu Köyü hudutları dahilinde Kozlu Köyü’nün 9 km güneyinde yer almaktadır. Madenlik alanın yarısı gürgen ve kayın ağaçlarıyla kaplıdır. Bir kısmı da boz bir alan olup güney istikametinde çöküntü biçiminde yumuşak bir meyil takip etmektedir.
Bölgede 1957 yılında kısa süreli de olsa arkeolojik araştırma ve incelemelerde bulunulmuştur. (T.Özgüç ve M.Akok)
Ayrıca 1972 – 1974 ve 1977 yıllarında Kozlu Köyü maden sahası ve Horoztepe’de arama tarama faaliyetleri ve kazılar yapılmıştır. Kazılarda maden yatağının varlığı tespit edilmiştir. (MTA)
1988 ve 1997 – 1998 senelerinde Horoztepe ve Kozlu Köyü maden sahasında “yüzey inceleme ve araştırmaları” gerçekleştirilmiştir. (M.Özsait ve Ş.Dönmez)
Kozlu Köyü maden yatağının yerleşme sahası yaklaşık olarak 1892 m2’dir.
Maden yatağında bakır üretimi M.Ö. 4’ncü bin yıldan M.S. 4. yüzyıla kadar devam etmiştir. Bölge Tunç Çağı’nda önemli bir bakır üretim merkezidir. (Kaptan E. 1982)
Ayrıca Anadolu’da bilinen en eski maden sahasıdır. Yöre Kalkolitik dönemden beri daima yerleşim görmektedir. (Uyanık H.)
7 metre derinlikten alınan maden kütüğü numuneleri üzerinde yapılan C – 14 testi sonuçlarına göre, tarih M.Ö. 2800 yıllarını işaret etmektedir. (Finlandiya Jeoloji Araştırma E.)
C I maden kuyusundan 8.2 metreden alınan numuneler de C-14 testine tabi tutulmuş ve tarih M.Ö. 3789 yıllarını göstermiştir. (ODTÜ Fizik Bölümü.) (Uyanık H.)
Bilim insanları bütün bu göstergeler ve sonuçlar üzerinde çalışmışlar ve bölgede yaşam sınırlarını kalibrasyon eğrisi kullanarak MÖ. 4650+109 yıla çekmişler.
M. Özsait tarafından yapılan yüzey çalışmaları sırasında Mülkbükü – Andıran köyleri arasında Sonusa kasabası arazisinde 2004 yılında Kabayar Höyük keşfedildi. Kalkolitik devirde insanlar bu yörede yerleşik hayat sürmüşler belli ki. Bugünden düne doğru, 8 bin küsur yıldan söz edenler var.
– – –
Yazıda adı geçen bilim insanları:
Aa-
Emin Ergun Kaptan
1941 – 2018
Arkeolog

MTA uzmanı

Bb-
Doç. Dr. Hatice Uyanık
GOP Üni. Eskiçağ Tarihi
Cc-
Prof. Dr. Tahsin Özgüç
1916 – 2005
Arkeolog
Dd-
Mahmut Akok
1901 – 1993
Arkeolog / Müze uzmanı
Ee-
Prof. Dr. Mehmet Özsait
1938 – Lâdik/ Samsun
Eskiçağ Tarihi
Ff-
Prof. Dr. Şevket Dönmez
1968 – İliç / Erzincan
Eskiçağ Tarihi
Gg-
Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten
1904 – 1974
Hocayı yazıda adı geçmese de buraya aldım. 1944 yılında Horoztepe Höyüğü tespit eden bilim insanıdır. Höyükte (prehistorik) tarih öncesi çağlarda yaşayan insanların hayatına dönük çalışmalarda bulunmuştur. Alanında öncü insanlardan biridir.
– – –
Yukarıda geçen bahisler üzerine zaman zaman aklıma geldikçe okumalar ve araştırmalar yaparım. Taşova ve Erbaa yöresinin geçmişine yönelik olarak çok defa da yazdığım oldu. Fakat, bu saha o kadar karmaşık ki yıllar sonra ancak asgari ölçüde bilgi birikimi ve tecrübe oluşuyor. Bundan dolayı yazdığım yazıların kapsamı konusunda devamlı tedirginlik yaşadım. Yazdıklarım hiçbir şekilde kanıt ve ispat amaçlı olmadı; bilgi amaçlı oldu.
Rahmetlik üstad Arkeolog Ali Önder ile yakın temasımız bir türlü olamadı. İnternet yoluyla
bu konularda zaman zaman sohbet ederdik. Çeşitli yerlerde, Bakanlık temsilcisi olarak kazılarda gözlemci sıfatıyla bulunduğu için arkeoloji konusunda uzman bir insandı. Zaten meslek hayatına Amasya Müzesi’nde başladığını, birçok şehirde görev yaptığını, nihayet İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden emekli olduğunu söylerdi. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Prehistorya bölümü mezunu idi. Tecrübesiyle, Taşova’da yüzey araştırmaları yapabilirdi ama sanıyorum hiç ilgi görmedi.
2024 yılı Ocak ayında ahirete irtihal eyledi. Yüce Allah rahmet eylesin.
Bilim insanlarının adını verdim. Bunlardan yararlandım. Yazdıklarından istifade ettim; hâlâ da istifade ediyorum. Değerli ve kıymetli bilim insanlarını saygıyla selamlıyorum.
Ölenlere rahmet diliyorum.
20 Ocak 2024 Cumartesi günü İstanbul’da hayatını kaybeden Taşova ilçemize bağlı Ballıca (Darma) köyünden Arkeolog Ali Önder’e vefatının 1. yıldönümü nedeniyle rahmet diliyorum.
Enver Seyhan
10 Ocak 2021
Gözden Geçirme:
Ocak 2025


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UNUTULAN ZANAATLAR / ELEKÇİ

                       Haber: Ahmet Şimşek        Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da  iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.       Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen b...

ANKARA' DA 10 KASIMA TAŞOVA DAMGASI

         Haber : Ahmet ŞİMŞEK     10 Kasım Töreni yurdun her köşesinde yapıldı. 09.05 geçe çalan sirenlerin ve İstiklal marşının okunması ve günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı.       Ankara' da Özel Bilişim Kolejinde öğretmenlik yapan İlçemiz Arpaderesi köyünden Hüseyin Şimşek öğretmen arkadaşları ve öğrencilerinde katılımı ile kalabalık bir ekiple Atatürk' ün ölüm yıldönümünde Duygusal müzikler eşliğinde, Zeybek gösterisi yaptı.   Bağımsızlığın timsali Türkler, Ülkemizin zor günlerini geride bırakarak Ülkesine Türk bayrağını dalgalandıran, yeniden ülkesini hem ekonomik, hem siyasal, hem tarım, hem de sanayi ve endüstriyel alanda ileri sevilere taşıyan Atatürk' ü sadece ölüm yıldönümünde yas ve üzüntü tarafını değil de, yiğitliğin ve mertliğin timsali yönünü öne çıkardı. Bu farklı boyuttaki gösteriye geniş bir katılım sağlandı. Dik duruşuın ve mertliğin, Türk milletini hiç bir gücün bertaraf edemeyeceği b...

TARİHİN DİLİNDEN Yerel Tarih (19. Asırda Taşova ve Çevresi)/ENVER SEYHAN

  Enver Seyhan Bazan dalar giderim. Uzunca gezer dolaşırım dünde. Özellikle aklımın erdiği 70’lerden başlayarak on senelik bir zamanda dolanır dururum. Bimafir şurada bimafir burada, dağda taşta tarlada, yaylada, şârde, ovada, bayırda, evde. Çağıl çağıl akan ırmaktan bacağımı dizime kadar sıvar geçerim. Oña buña gücerim… 1831 yılı Nüfus kayıtlarını okurken Dere Çiftlik -Dereköy köyünde Hebiçler boyuna rastladım. 2275 numaralı defterde yoklar. 2267 numaralı defterde kayda geçmişler. Demek ki göç halindeler. Yeni gelmişler bölgeye. On dokuzuncu asırda Zuday köyünde nüfus çok kalaba. Çevredeki bütün köylere göç veriyor. Ayrıca Sonusa kazası civarında 19’uncu asır başında yeni yeni kurulan köyler var: Oba, Mercimek, Çılkıdır, Mahallebükü gibi.